|
SEÇMEDİKLERİNİZ
Seçmediklerinizle beraber, seçmediğiniz ilişkiler içerisindesinizdir, ağa takılmış balık gibi.
Seçmediğiniz bir cinsiyetin bedelini ödersiniz bazen, bir gece yalnızken, dudaklarınızda bir ıslık, ıssız sokaklarda dolaşmak isterken.
Seçmediğiniz, size verilmiş bir görevde yitirirsiniz canınızı güzel bir gün ortası; aslında canınızı seve seve vereceğiniz onca iş, bir ömür görmeye doyamayacağınız bir çift deniz göz varken.
Seçmediğiniz üfler sigarasını yüzünüze; bunalıma bulanmış “aslında ne yapmalı?” ar çınlar kulaklarınızda, siz aslında ne yapacağınızı, en azından o sırada neyi dinlemek istemediğinizi çok iyi bilirken.
Seçmediğiniz açar duvağınızı bazen, silahlar sıkılır, halaylar çekilir babanız alkol komasındayken - beşi bir yerde boynunuzda parıldarken.
Bir çift kara göz bakar size yanınızda; bir çift malın iyisinden anlayan, Bir balak çift göz bakar yanınızdakinin yanında; oğlunu hayat boyu korumaya yeminli bir ananın kuru gözlerine takılır nemli gözleriniz.
Seçmediğiniz bir rengin dayağını yersiniz bazen bembeyaz ellerden.
Seçmediğiniz bir sağlık sorunuyla ayakkabınızdaki taş gibi değil, böbreğinizdeki taş gibi boğuşursunuz bazen. Bıraktırır bazen size 100 metre yarışını ya da çok uzun süreceğini sandığınız bir maratonu.
Aynı kan dolaşır damarlarınızda bazen hiç görmek istemediğinizle; hep görmek, paylaşıyormuş, hatta bundan büyük keyif duyuyormuş gibi davranmanız istendiğinde.
Görmeseniz de olacak, görmeseniz daha da iyi olacak birisine vermek zorunda kalırsınız bazen de, yaptıklarınızın, yapacaklarınızın, hayallerinizin hesabını.
Kocaman : (((( dolaşırken, küçücük bir : ) ye açıverirsiniz kalbinizi, yüksek basınç altında kalmış sevginizi.
Bazen çapsız öğretmeniniz, bazen hiç yıkanmayan sıra arkadaşınız, bazen de bütün yıl beraber kalmak zorunda olduğunuz oda arkadaşınızdır seçmediğiniz.
Seçmediğiniz ilişkiye uzatırsınız dosyaları, imzalaması için. Sanki bu dünya onsuz ve onun imzaları olmadan olmazmış gibi, gözlüklerinin üzerinden iki defa okurken imzalayacaklarını. Ve siz pencereden uçuuup gitmeyi düşlerken masanıza geri dönmüş bulursunuz kendinizi; gözünüzden kaçan, aslında hiç umurunuzda olmayan düzeltmeleri yapmak, “bir daha da böyle aptallıklar” yapmamak için.
Seçmediğiniz ilişki orta şekerli bir kahve ister sizden gözlerinizi zor açtığınız bir pazartesi akşamı, "orta şekerli kahve” ucunu kestiremediğiniz bir “kavga”dan daha cazip gelir. Ancak “kahve” o gecenin son isteği olarak kalmayabilir, hatta ucunu kestiremediğiniz kavga yavaş yavaş daha cazip hale gelebilir.
14 numaralı odada, kısık kırmızı bir ışıkta, seçmediğiniz ilişki seçmiştir sizi, hep hayalini kurduğu bir ilişki için.
Seçmediğiniz ilişki bağırmaktadır yüzünüze yine o oğlanla görüştüğünüz için; ya da seçtiğiniz, seçildiğiniz kızla sarmaş dolaş görüldüğünüz için.
Sophie’nin seçimidir, size mi gelineceği, sizin mi ona gideceğiniz. Beraberlik kaçınılmazken, kırk katır dolaşır sağınızda, kırk satır da öteki yanınızda. Sizin gidebilmeniz daha iyidir; hiç olmazsa “ayrılabilme anı” izniyle de olsa sizin seçiminizdedir.
Tek şıklı bir testtir seçmediklerin, cevabı hep yanlış olan.
Gerçi seçtiklerin de ne kadar senin seçtiğindir o da tartışılır, akşam ekranda haberlere bakarken, beş kuruşun hesabını yaparken, düşüncelerini söylemeye korkarken.
Seçtiğin ilişki bazen insan bile değildir, ama kıymetlidir. O senin gözünün içine bakar, sen onun gözünün içine bakarsın. Belki bir akşam sokakta peşine takılıp gelmiştir, belki de bir çöpün arkasında kardeşlerinin yanında titrerken bulmuşsundur. Ne bir küsuratlı hesap vardır kafanda, ne de bir maske yüzünde; onu kucaklamışsındır. Ne mutlu ki mutlusundur, o da mutludur.
Kendi miladınızdan sonra, yani eğri de olsa kendi çizgilerinizi çizmeye karar verdiğiniz asıl doğum tarihinizden sonra, iyi bir armut gibi, yata yata büyümüş bir karpuz gibi seçilmediğiniz, elinizde cımbız, seçip seçip kıymetini bildiğiniz ilişkilerle örülmüş pırıl pırıl bir yaşam, doğum sancıları çekiyor bir tarlada – aslında size bakan günebakan çiçekleri arasında.
Sıfır yılınız kutlu olsun…
düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com
|