bodrum bodrum - beste/söz mazhar alanson        seslendiren: erol güntekin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ABLAMA MEKTUP

 

Sevgili Hülya;

 

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ı bilirsin. Gündüzleri toplumun saygın beyefendisi Dr. Jekyll, akşamları bambaşka bir insana dönüşüp Mr. Hyde olarak toplum kurallarının dışında, suç dolu bir yaşam sürdürür.

 

Aşağıdakileri hatırlarsın; 2001 yılında yazdığım, Düş Hekimi - 2 kitabıma da koyduğum satırlardan:

 

** ** **

 

BENİM HALA UMUDUM VAR

(Mazhar Alanson’un “Benim Hala Umudum Var”ını dinlerken yazılmıştır)

 

“Her Şey Çok Güzel Olacak” filmini seyrediyorum, ayvayı çoktan yemiş Bodrum sahnelerini.

 

Ve aklıma Murat Güner’in milattan önce düzenlediği Bodrum gezisi geliyor.

 

Bir mayıs ikindisi; ya 19 mayıs tatili, ya da 27 mayıs tatili kapıda.

 

Çankaya Sineması’nın önünden sırtımda çanta, koşa koşa aşağıya iniyorum.

 

Karşıdan ablam geliyor.

 

- Nereye?

- Bodrum’a

- Annemlerin haberi var mi?

- İdare et işte, muck!

 

Tunus Caddesi’nde Murat’lar ve Tunç Okan’ın “Otobüs”ü bekliyor.

 

Tıka basa bir otobüs; içi öğrenci dolu. Sabaha kadar bağırış çağırış güneye gidiyoruz; Bulutsuzluk Özlemi’nin “Güneye Giderken”i gibi.

 

Kan çanağı gibi gözler; Bodrum’dayız. Yani “bir zamanlar aşık olunan” “Bodrum Bodrum”da.

 

Pansiyona atılan çantalar; 2. dünya savaşından kalma ciplerle BOMBOŞ Gümüşlük’e varış.

 

Gece, Bodrum Limanı’ndaki mendirekte yatmışız; hepimizin gözü yıldızlarda, Kanadalı

gitarcı Jimmy’i dinliyoruz. Leonard Cohen’in “Suzanne”ını ilk defa orada, onun ağzından dinliyorum. Büyülenmiş gibiyim, her an ben de suyun üzerinde yürüyebilirim.

 

Hepimiz aşık, hepimiz umutluyuz. Güneş doğarken pansiyoncunun bisikleti üzerinde ıssız sokaklar, ıssız Bodrum Bodrum sahilleri.

 

Ve 2001 yılında bir Cumartesi sabahı; müzik setimde yine Mazhar’ın sesi.

Bu kez “Bodrum Bodrum” değil; “Benim Hala Umudum Var” dolaşıyor ruhumun odalarında.

 

Pazartesi, sabahın köründe Ankara’dayız. Kimsede bağıracak çağıracak güç kalmamış.

Meclis’in önünde iniyoruz. Cebimde beş kuruş yok, yürüye yürüye eve dönüyorum.

Okula yetişmem gerek...

 

Bir dönemden minik bir kesit. Tatilleri otostoplarla yaptığım, terminallerdeki banklarda sabahladığım, sabah nereye gideceğime oracıkta karar verdiğim, bir saat sonrasını

kestiremediğim bir dönemden minicik, minnacık bir kesit sizlere.

 

Not: O dönemden fark eden tek şey; şimdi iki saat sonrasını kestiremiyorum.

 

düş hekimi yalçın ergir

 

** ** **

 

2006 yılında yine bir Mayıs ayı.

 

Bu hafta sonu Bodrum'daki Oral Cerrahi ve Gnatoloji Kongresi'nde çok sevdiğim hocam & eski dekanımız Prof. Dr. Ferda Taşar'ın davetlisi olarak konuşmacıyım.

 

Üçüncü dünya savaşı öncesi jiplerle tıklım tıklım dolu Turgut Reis sahillerine varış, beş yıldızlı otelin yatağına atılan çantalar; bilgisayarım, lazer işaretleyicim, yaka mikrofonum, kürsüye koyacağım çıngıraklı kurmalı saatimle Pazar akşamı Dr. Ergir’im.

 

Ya konuşma saatimin dışında kimim;

Mr. Ne’yim??

 

İki saat sonrasını aştığı için kestiremiyorum,

 

ama benim hala umudum var; anneme söyle,

yine Mayıs ayında, yine Bodrum’a, yine aynı yürekle güneye,

güneş doğudan yükselirken THY’nın “Uçak”ı ile deniz seviyesine,

“Düş Hekimi -12” kitabına yazılacak satırları yaşamaya gidiyorum...

 

Kardeşin Mr. Ne (gündoğarken / Ankara)

 

Sevgili Ablacığım;

 

sana dinlettiğim MF֒ın “Bodrum Bodrum” şarkısını, Erol Güntekin akustik gitarıyla çalıp söylüyor.

 

Bu şarkı; tıka basa - içi öğrenci dolu bir otobüsle, sabaha kadar bağırış çağırış güneye gittiğimiz yıl, Erol’un bir gece Hamdi Akan’ların evinde kaydettiği kasetten.

 

Hamdi de, Erol da Ankara Tıp Fakültesi’nden mezun olup, ihtisas için sınavlara girmişlerdi. Henüz sonuçların açıklanmadığı bir gece, Erol Hamdi’lerde kalırken ve Hamdi çoktaaan uyuyup gitmişken, Erol kasetli teybe kaydetmiş bu şarkıyı.

 

Erol şimdi Akdeniz Üniversitesi’nde Üroloji Profesörü.

 

Acaba hala gelip Hamdi’lerde kalıyor mudur?

Hamdi uyuyunca eline gitarı alıp,

bilgisayara kaydediyor mudur?

 

Değil sadece Bodrum; tüm dünya sayısallaşmışken,

hala bütün istediği duygu, biraz duygu;

biraz deniz, biraz uyku mudur?..

 

düş hekimi yalçın ergir    http://www.ergir.com

 

(Fotoğraflar için, sevgili Mimar Şebnem Aykol’a teşekkürler.

Hematoloji Profesörü Dr. Hamdi Akan; “Manifesto” http://www.ergir.com/manifesto_s.htm sunumunda, salıncaktaki şahıstır)

 

 

 

 

 

 

(bu yazının sunum hali: http://www.ergir.com/ablama_mektup.pps adresindedir)